MUSİKİ CEMİYETİ

Hulusi Bey’le musiki cemiyetinde tanıştık. Eşimi kaybetmemin üzerinden bir yıl geçmişti. Ben Türk sanat musikisi eserlerini söylemeyi pek severim. Rahmetli de kanun çalardı özel davetlerde. Çok yerlere girer çıkardı. Benim de sanat camiasına girmemi hiç istemedi bu yüzden. Onun ölümünden sonra derin bir boşluğa düştüm. O boşluğu hiç kimse ve hiçbir şey dolduramaz elbette ama musiki cemiyeti bir dayanak oldu bana.

Hulusi Bey mi? O cemiyetin kurucusu. Ne zaman gitsem hep baş köşededir. Ben pek çekinirim şarkı icra etmeye. Ama onun yanında bülbül gibi şakırım. Yetmişinden sonra gönlümü Hulusi Bey’e kaptırınca rahmetli eşime ihanet ettiğim duygusundan bir süre kurtaramadım kendimi. O sıralar sesim Hüzzam’la yankılanırdı cemiyetin odalarında. Ama aşkın verdiği cesaret artınca Suzinak ile dalgalandı bakışlarım Hulusi Bey’e. O hep suskundur ama, Yegah’tır onun makamı. Ben anlatırım, o sessizce dinler. Ben söylerim, onun gözleri dalar uzaklara gider.

Baharın geldiği günlerdi. Kuşların cıvıltısı cemiyet eşrafına ilham oluyordu. Ağaçlar, çiçekler yeşillerini, kırmızılarını, pembelerini, beyazlarını salınıyor, etrafa taze kokular saçıyordu. Ferahnak havalarıydı anlayacağınız. Musiki cemiyetimize yeni bir başkan seçildi. Ertesi gün gittiğimde Hulusi Bey yoktu yerinde. Deliye döndüm onu göremeyince. Bastonumla başkanın kapısına iki kez tıklattıktan sonra buyur sesini beklemeden daldım içeri. Hulusi Bey her zamanki çerçevesinin içinde yerde bir duvara öylece yaslanmıştı. İçim acıdı onu öyle görünce. Muhayyer makamında bir eser okumaya başladım yaşlı gözlerle ona bakarken, ayrılık feryadıydı bu.

Hayatım boyunca etmediğim çirkin lafları boca ettim başkanın üzerine. Neymiş efendim, cemiyetin yüz yıl önceki kurucusu Hulusi Bey’in fotoğrafı yerine kendi fotoğrafının duvarda asılı olması daha münasipmiş. Hulusi Bey’e karşı olan bu düşkünlüğüm akıl sağlığımın yerinde olmadığına işaret ediyormuş.

Efendim siz aşktan ne anlarsınız dedim. Haksız mıyım? Nihavend’i söylersiniz de aşk sevinci nedir bilmezsiniz.

Yorum bırakın