BAYRAM

Diğerleri de tek tek kalkmaya başladılar. Herkes pek bir neşeliydi. Giyinen aynanın önüne geçiyor, yüzüne boyalar sürüyor, şeftali rengi bir ruj elden ele geziniyordu. Çayı demledi birisi, diğeri birkaç hafta önce gelen bayatlamış kuru pasta kutularını çıkarıp koydu masaya. Ben sessizce onları izliyordum. Ta ki parlak kağıtlı çikolatalar şekerliğe konuncaya dek. Onları görünce duramadım yatakta, fırladım yerimden. Annem gelip sarıldı bana, “bugün bayram kuzum, gel giydireyim seni” dedi.

Sandalyenin yanına götürdü beni, gülümseyerek boynuna sarıldım. Üstümü giyindikten sonra annemle birlikte on iki kadının elini öpüp başıma koydum. Verdikleri bozuk paraları ceplerine doldurduğum pantolonum ağırlaşıp aşağı doğru düşmüş, rengi griye çalmış beyaz donum gözükmüştü. Hep bir ağızdan güldüler o halime. Böylece hatırladığım ilk bayramım ile ilk utancım aynı güne denk gelmiş oldu.

Masalar ilk defa birleşti o gün, bayramda küslük olmaz dediler, husumetliler ses çıkarmadı, birlikte kahvaltı ettik. Belki bugün kavga da olmaz diye düşünüp sevindim içimden. Herkes güzeldi, herkes mutluydu, herkes birlikteydi, tıpkı bir aile gibi, “ev dedikleri böyle olmalı” diye geçirdim içimden. Sonra demir kapıya sertçe vurulan sopanın sesi ile dağıldı içerideki ev havası, “Görüş saati geldi, haydi çabuk olun!” diye bağırdı gardiyan bezgin ağzını dayadığı kapıdaki küçük pencereden içeri.

Herkes yine tek tek aynanın karşısına geçip çeki düzen verdi kendine, üşenmeyenler dişini fırçaladı, üşenenler ağzını çalkaladı. Kolonyalar sürüldü, parfümler sıkıldı. Arkalarında birbirine karışmış çiçek kokuları bırakarak görüş salonuna doğru gittiler hep birlikte. Annemle biz kaldık sadece koğuşta. Annem beni pencerenin önüne oturttu. “Bugün bayram ya, kuşlarla da bayramlaşmak gerek, şimdi sen burada otur, bir tane bile kuşu kaçırma sakın, pencerenin önünden geçen her kuşa iyi bayramlar deyip el salla emi” dedi.

“Tamam” dedim. Dilim damağım kuruyasıya kadar kuşlarla bayramlaştım. Görmemi istemediyse de biliyorum, annem de gözyaşları bitesiye kadar ağladı masanın başında.

Yorum bırakın